9 Mayıs 2016 Pazartesi

Şifa Kaynağı Elmalı Ihlamur

Merhabalar,
İlkbahar aylarına girmiş olsak da havalar tam olarak ısınmadı. Özellikle son bir haftadır hava durumundaki dalgalanmalar sağlığımız açısından sorunlar yaratabiliyor. Pek çok kişiden duyuyorum uyku hali, yerinden bile kalkmak istemeyecek kadar halsizlik ve boğaz ağrısı gibi ufak tefek sorunlar yaşayabiliyoruz. Önlem olarak yapmamız gerekenleri yerine getirirsek en hafif şekillerde bu sorunları atlatabiliriz.
Halsizlik ve uyku için yapmamız gerekenler bol vitamin almak. Bunun için mevsim meyveleri ve kuru yemişler çok iyi bir çözüm yoludur. Bunun dışında yine pek çok kişide görülen boğaz ağrısıyla başlayan grip için de ıhlamur çok iyi gelecektir diye düşünüyorum. Ihlamur bem vücuda rahatlık verir, dinginleştirir hem de grip için en doğal çözümü nizlere sunar. Ben de sizlerle evde yaptığım Elmalı Ihlamuru  pahlaşmak istedim.

Elmalı Ihlamur


İlk olarak suyu kaynatmaya bıraktım. Su iyice kaynadıktan sonra dilimlemiş olduğum bir bütün elmayı içerisine attım ve bir kaç dakika da bu şekilde kaynattım.
Elmalı Ihlamur


Hafiften yumuşayan elmaların içerisne yeterli miktarda (kişi başı bir tutam) ıhlamuru içerisine ilave ettim. 

Ihlamur


Ihlamurla birlikte 5 dakikda kadar daha kaynatıp demlenmeye bıraktım çayımızı. Kapağını kapatarak buharın içeride kalmasını sağladım. Demlendikten sonra süzerek demliğe aldım ve bir kaç damla limonla birlikte servis ettim. Tatlandırma işlemini ister şeker ister bal ile yapanilirsiniz. Bu çay sadece hasta olunca değil hastalık gelmeden de önlem olarak tüketilmesi gereken bir çay.
Herkese sağlıklı günle dilerim:))

6 Mayıs 2016 Cuma

Peynirli Makarna ve Mantar Sote


Herkese merhaba,
Cuma haftanın son günü... Güzel bir hafta sonuna saatler kaldı ama haftanın yorgunluğu da üzerimizde. Hafta sonu için özel ve farklı yemek planları olanlar (bunlardan biriyim:)) cuma günü için şöyle pratik, doyurucu ve lezzetli bir şeyler hazırlamak ister. Makarna da pratik yemeklerin başknda gelir. Bu nedenle ben de sizlere severek yaptığım makarnamjn tarifini vereceğim. Yanında da mantar sote:))
Bu istirdye makarnaları çok seviyorum. Minik minik ve çok lezzetli. Kişi sayısına göre haşlıyorum. Haşlama işleminin püf noktalarını pek çoğumuz biliriz. İyi kaynamış ve tuzu atılmış bolca  su, taze bir makarna ve doğru pişirme süresi. Yapışkan cinsli bir makarnaysa haşlama suyuna bir kaç damla sıvı yağ damlatabilirsniz. Bir dğer önemli nokta da makarnalar haşlanırken suyun kaynaması hiç kesilmemeli. Böylece tane tane makarnalarımız pişer. Süzgeçten süzüp biraz soğuk sudan geçirince kenarda beklemeye alıyorum makarnalarımı. Tencereye sıvı yağ ve makarnanın olmazsa olmazı tereyağı alıyorum. Üzerne biraz yağlı peynir ve rendelenmiş kaşar peynirlerimin bir kısmını koyuyorum. Eriyen yağda güzelce peynirler de eriyor ve akışkan bir hal alıyor. Üzerne makarnaları ekleyip biraz daha rende kaşar peynir atıyorum. Biaz karıştırıp peynirin her yere dağılmasını sağlıyorum. 3-5 dakika sonra makarnamız hazır:))
Hafif yağda doğranmış mantarlarımı sotelemeye alıyorum ve kapak kapatmadan arada karıştırıyorum. Eğer mantar sotelenirken kapağını kapatırsak suyunu bırakır ve çekmez. Yavaş yavaş pişmeye başlayan mantarlara tuz ve baharatlarını ekliyorum. Ben sade olarak da çok sevdiim için biber ve soğan eklemedim. Tamamen piştikten sonra peynirli makarnamın kenarına veya üzerine alıyorum. Ketçap ve mayonez kullanmaksize kalmış ama oetnir zaten çok güzel bir lezzet veriyor:))
Umarım sizin için de güzel bir fikir olmuştur. Afiyet olsun:))




5 Mayıs 2016 Perşembe

Doğadan Evimize Dekoratif Malzemeler -Tatil Hatırası-

Merhabalar,

Bu yazımda sizlerle çok beğendiğim ve uygulamak için zaman yaratmaya çalıştığım bazı çalışmalardan bahsetmek istiyorum. Aslında bir tatil dönüşü yazısı diyebilirim. Evet havalar öyle soğuk ki insan yaz geldiğini bile anlayamıyor. Ama yine de yaza az kaldı ve çeşitli şekillerde tatilini yapacak olanlar var. Tatil güzel şeydir. Bazen memleketimizde, bazen hiç gitmediğimiz bir tatil köyünde, otelde veya turistik bir gezide olabilir. Her haliyle güzeldir biraz dinlenmek ve yıl boyunca uğraş verirken uzak kaldığımız faaliyetlerde bulunmak. Her şey gibi başlar ve biter tatil de:)) Önemli olan güzel anılar ve anlar yaratmak ve onları hatırlamaktır. 

Yazımda tam da bundan bahsedeceğim sizlere. Tatilden neler getiririz ve ne şekillerde kullanabiliriz? Bu nedenle de genellikle Güzel bir tatilden geriye elimizde neler kalır bakalım:
  • İlk madde herkesin tahmin edebileceği gibi fotoğraflar... Gittiğimiz yerin, yanımızdaki kişilerin, güzel anların, yemeklerin, manzaranın... fotoğraflarını çekeriz ve döndükten sonra defalarca bakarız onlara. Çok da keyiflidir.

Fotoğraflarımızı güzel çerçevelerle evimizde kullanabiliriz. Hatta bir tatil arşiv albümü yapabiliriz. Tatile çıktıkça çektiğimiz fotoğraflardan güzel bir albüm oluşturup her seferinde arkasına yenileri ekleyebiliriz. Burada benim en çok dikkat ettiğim şey hangi fotoğraf hangi yıl ve nerede çekilmiş. Bu tür ayrıntıları da ekleyerek sistematik bir albüm yaparsak geriye dönüp bakmak ve hatırlamak daha güzel olacaktır.

  • Ve fotoğraftan sonra en önemli şey nesneler...Benim fikrim bir yeri hatırlamanın en iyi yolu oranın doğasıdır.Bu nedenle de getireceğim nesnelerin oraya ait olmasını isterim. Eğer bir deniz kıyısında bir kaç gün geçirdiyseniz deniz kabuğu toplamama ihtimaliniz yoktur:)) Benim en sevdiğim ve her zaman yaptığım bir şeydir bu. O yüzden herkesin seveceğini düşünüyorum. Tabi bu deniz kabukları dönüş esnasında biraz zahmete dönüşüyor:)) Ve döndükten sonra bunları ne yapacağım diye düşünüyor olabilirsiniz. Ben de bunun için biraz araştırma yaptım ve yapabileceğim bazı tasarımlar buldum. Sizlerle de bunları paylaşmak istedim. Kendim de yaptığım zaman onları da paylaşacağım.


Deniz kabuğundan süsleme

Deniz kabuğundan peçetelik

Deniz kabuğundan kapı süsü

Saksı süsleme


Deniz kabuğundan magnet
  • Yörelere göre gezimizin malzemeleri değişiyor. Ege ve Akdeniz Bölgesinde bolca bulunan su kabakları güzel bir tatil sonrasında hatıra olarak alınması gereken nesnelerden. İsterseniz hiç işlenmemiş olarak alıp kendi hayal gücünüzle süsleyebilirsiniz. Ya da hazır avize, fener, saksı gibi şekillerde tasarlanmış su kabaklarını alabilirsiniz.



Çakıl taşları

  • Orman havasını ve kırları bolca gördüyseniz kozalaksız dönmeyin derim. Kozalaklarla yapılabilecek öyle güzel aksesuarlar var ki inanılmaz. Boyama, simlerle süsleme, sepet yapma, vernikleme gibi çeşitli işlemlerle ev dekorasyonunuzda kullanabilirsiniz.


Renkli kozalaklar
Kozalaklarla aksesuar
Daha pek çok şey vardır bu amaçla kullanılan. Benim bu yazımda aklıma gelenler ve yaptıklarım bunlar.Sizlerin de farklı fikirleri ve yaptıkları varsa paylaşmanızı rica ederim. 
Son olarak da en önemli şeyin huzur olduğunu söylemek istiyorum. Bu evimiz olabilir veya başka bir yer olabilir. Önemli olan güzel saatler geçirip güzel hatırlamaktır:))



4 Mayıs 2016 Çarşamba

Uzun bir aradan sonra Ben Geldim:)

Herkese merhabalar,
Evet uzun bir süredir aranızda değildim. Yaklaşık bir aydır blogumda bir paylaşımda bulunamadım. Ama fırsat buldukça değerli arkadaşlarımın bloglarını ziyaret ettim. Şimdi niye yoktum onu söylemek istiyorum:) Nisan sonuniçin bir tatil planımız vardı ve son 10 günü tatilde olacaktık. Bu nedenle mart sonu ve nisan başında başlayan inanılmaz yoğun bir çalışma planım vardı. İşlerin yoğunluğu da buna eklenince inanın tatil alışverişine bile vaktim kalmadı. Ama çok şükür ki hem işler halloldu hem de tayilimizi yaptık:)) Evlenme yıl dönümümüz olduğu için bu zamanı seçmiştik. Tatiilll... Çok iyi geldi.  Tüm yorgunluğum ve stresim gitti, enerji depoladım bakalım nereye kadar yeterse:) Tabi tahmin edeceğiniz gibi tagil dönüşü yapılacak işler de bir kaç günümü alfı. Çamaşırlar, ev temizliği... onları da bitirdm ve artık buradayım:))


Gerçekten bu ortamı çok özledim. Görüp, yapıp ve beğenip sizlerle paylaşmak istediğim pek çok şey oldu. Sizlerin de paylaştığınız çok güzel yazılarınız vardır eminim. Şimdi onları okuma ve kendi yayınlarımı paylaşmaya hazırım. Herkese sevgiler...

26 Mart 2016 Cumartesi

Pazar Kahvaltısı İçin Yumurta Tarifleri


Herkese mutlu hafta sonları:))
Yarın pazar... Haftanın en güzel kahvaltı masası pazar günleri kuruluyor. Evde çalışan kişiler pazar günleri tatilin keyfine sabah yapacakları güzel bir kahvaltı ile başlar. Ben kahvaltı öğününü çok seviyorum. Uzun uzun masada oturup sohbet etmek, farklı lezzetler hazırlamak ve yemek, çayı sıcak sıcak içmek ve hatta çay keyfine koltukta devam etmek en sevdiklerim:)) Kahvaltı için poğaça, krep, pancake, börek gibi yiyecekler hazırlıyorum. Bir de yumurta var tabi. Eşim de ben de haşlanmış yumurta ve omlet sevmiyoruz, yağda yumurtayı iyice çırparak beyazları görünmeyecek şekilde yiyebiliyoruz. Ben de yumurtayı farklılaştırmak için peynirli veya sucuklu yapıyorum.

  • Peynirli yumurta benim favorim. Yumurtayı kırıp bir kasede tuzla çırpıyorum. Sonra içerisine beyaz peynir parçaları ve kaşar rendesi atıyorum, tekrar çırpıyorum. Bir sahanda sıvı yağ ve çok az tereyağı kızdırıp yumurta karışımımı döküyorum. Kısık olarak hiç karıştırmadan bir tarafını şişiriyorum. Arada ortasında kaşıkla delikler açıp sıvı kısmın oraya akmasını sağlıyorum, aynı işlemi kenarlardan da yapıyorum. Ama kesinlikle alt üst edecek şekilde değil. Bir taafı pişince bir kapak veya tabak yardımıyla ters düz ediyorum. İkinci taraf da pişince tabağa alıyorum. Peynirler eriyor ve çok güzel bir lezzet veryor. Tavsiye ederim:))


Peynirli yumurta
  • Bir diğer yağda yumurta da sucuklu olan. Hemen herkes bilir ve yapar. Ben de kendimce anlatmak istiyorum:) Önce sucukları yağsız teflon tavada pişiriyorum ama tam pişme olmuyor. Sonra az tereyağı ve sıvıyağ koyuyorum üzerlerine onlar eriyip ısınınca kenarda çırpılmış yumurtaları ekliyorum. Yine aynı yöntemle arkalı önlü pişiriyorum. Ve servise hazııır... Ben ekstra sucuk kızartıp kenarına koyuyorum. Siz dilerseniz hepsini yumurtayla karıştırarak yapabilirsiniz. Miktarlar herkesin damak tadına göre değişebilir.


Sucuklu yumurta


Benden yumurta fikirleri bunlar:)) Umarım güzel bir pazar güzel bir kahvaltıyla başlasın hepimiz için. Sevgiler...


25 Mart 2016 Cuma

Bayat Ekmeklerle Neler Yapılır Neler, Ama Çöpe Atılmaz...


Ekmek...

Ekmek çeşitleri

Ekmek zengin olsun fakir olsun, rejim olsun veya olmasın tüm sofraların olmazsa olmazıdır. 'Bir kuru ekmek', 'Ekmek parası'... gibi tabirlerde de kullanılan ekmeğin değeri büyüktür. Biz küçükken annemiz bize ekmek kırıntısını yere düşürtmez, sofrada bölünen ekmeğin kırıntılarını da parmaklarıyla alırdı. 'Bunu bulamayanlar da var' hep de bunu söylerdi. Öyle bir alışmışız ki şimdi ben de ekmek için aynı özeni gösteriyorum. Evde ekmek varsa fazladan almıyorum, bayat ekmekleri mutlaka bir şekilde değerlendiriyorum. Annemin sözleri kulaklarımda hep ' Ekmeğe dikkat etmezsen bereket kaçar':)
İşte bu yüzden ben de bu yazımda ekmekleri nasıl değerlendiryorum onlardan bahsetmek istedim. Herkesin evinde bayat ekmek kalıyordur. Misafr geldiğinde fazlaca alınan ekmekler, haftasonuntaze ekmekle kahvaltı yapmak için bolca alınan ekmek ve bu gibi sebeplerle kenarda biraz kalıyor işte. Önemli olan onları da değerlendirebilmek. Ben neler yapıyorum bakalım:)

  • Birçoğumuzun da yaptığı gibi bayat ekemklerle köfte yapıyorum. Bayatlayan ekmeklerimi robottan geçiriyorum. Sonra buzdolabı poşetlerine koyup buzluğa atıyorum. İhtiyacım oldukça çıkartıp köfte için kullanıyorum. 
  • Genellikle bayat ekmeklerimi dilimleyip buzdolabı poşetlerine koyuyorum. Buzlukta uzun süre bekleyebiliyor. Hafta sonu kızarmış ekmek yapmak için çıkarıyorum. Teglon tavada kısık ateşte arkalı önlü kızaryıyorum ve tereyağı ile muhteşem oluyor.
  • Yine buzluğa attığım dilim ekmeklerimle pratik pizza yapıyorum. Bunun ilgili Pratik Pizza Tarifi adlı bir yazı yayınlamıştım. Çok pratik ve lezzetli bir yöntem. Kesinlikle tavsiye ederim.

  • Buzluktaki ekmekleri veya bir kaç gün beklemiş bayat ekmekleri küp küp doğrayıp fırında kızartıyorum ama çok fazla değil. Kıtır kıtır olacak kadar kızartıp et suyu ile ıslatıyorum. Üzerine köfte kızartıp dilimliyorum. En üstüne de yoğurt döküp servis yapıyorum. Bu da benim çok sevdiğim tariflerimden biri kesinlikle tavsiye ediyorum.


  • Bayat ekmekleri taze ekmek yumuşaklığına ulaştırmak da mümkün. İlk olarak şunu söylemek gerek: Ekmeğin bayatlayarak sertleşmesinin temel nedeni içerdiği su miktarında meydana gelen azalma. Yani ekmeğin kaybettiği suyu ona verirsek yeniden yumuşatabiliriz. Bunun için kapaklk bir teflon tencere kullanıyorum. Ekmekleri dilimli veya parçalı olarak yerleştiriyorum. Elimle biraz su çiseliyorum. Toplamda 2 yemek kaşığı kadar. Ekmeklerin üstüne ve tencerenin dibine gelen bu su kısıt ateşte buharlaşarak ekmeğin içersine geçiyor ve ekmekler tazeliğini geri kazanıyor. Eğer hiç denemediyseniz mutlaka deneyin. Sonuç çok başarılı oluyor:))
  • Bunların hiç birini yapamadım ve bayat ekmekleri kullanacak bir amacım yoksa mahalle sütçüsüne veriyorum, kuşlara veriyorum. Asla çöpe atmıyorum. Siz de çöpe atmayın. Ne şekilde olursa olsun değerlendirmeye çalışın ama atmayın. Bu benim sadece duyarlılık adına bir tavsiyem. Aslında sadece ekmek için değil her türlü atığımızı değerlendirmeye çalışmalıyız. Hayvan barınakları, sokaktaki hayvanlar yemek artıklarına muhtaçlar. Belediyelerin bu amaçla toplama kutuları mevcut. Etrafımızda bu kadar çok ihtiyaç sahibi CANLI varken bizim ÇÖP deme lüksümüz yok! 
Herkese iyi hafta sonları diliyorum:)))



21 Mart 2016 Pazartesi

BENİ TANIYIN!!!MİMLENDİM


Herkese çok güzel bir etkinlikten merhabalar:)
Bu etkinliğin adı Beni Tanıyın:)
Sevgili arkadaşım, blog yazmaya başladığım ilk günden beri zevkle takip ettiğim, iki prenses annesi Ilgın ve Duru'nun Renkli Dünyası ndan tanıdığınız Banucum beni mimlemiş. Çok teşekkür ediyorum arkadaşım ve seni daha yakından tanımak çok güzeldi:)
Şimdi sıra bende...
İsmim Funda. Bir çiçek olarak da bilinen çalılık türünde bir bitki demek. Aslında bir adım daha var o da Hümeyra. Anlamı beyaz tenli bayanlar için kullanılan bir sıfat:) Tüm yakınlarım Funda ismimi kullanıyor:)
1984 doğumluyum. İki kız çocuğuna sahip anne babanın büyük kızıyım. 1 yıllık evliyim.
Kimya yüksek mühendisiyim ve bir ilaç firmasında çalışıyorum.
Annem ve babam Antalyalı. Ben İstanbul doğumluyum hep burada yaşadım. Ama memleketimi çok seviyorum. 
Başak burcuyum. Temizliğe önem veririm. Biraz detaycı biriyim. Güvenilir ve sadık biri olduğum söylenir. Genelde sakin bir yapım vardır ama sinirlenince de şaşırtıcı olabiliyorum:) Sabırlıyım belki de o yüzden. Her şeyden şikayet etmeyi sevmem ama suistimal edilince dayanamıyorum. 
En sevdiğim özelliklerm sabırlı ve iyi niyetli olmam. Bir de hiç kin tutmam ve küs kalamam. Bu huyumu da seviyorum. 
Biraz ayrıntıcı olmaktan bazen sıkılıyorum. Boş veremiyorum her zaman bu da sürekli kafamı yoruyor. 
Ailemi çok seviyorum. Bir kız kardeşim var o da blog yazarlarından Fulya Süzen. 
Bitkileri aslında doğayı çok seviyorum. Çiçek yetiştirmek en büyük hobim. El işlerini de severim. Vakit buldukça yapıyorum. Kitap okumak film izlemekten daha güzeldir bence ama şu aralar hiç fırsat bulamıyorum. Sevdiklermle film izlemek daha kolay oluyor ve birlikte vakit geçirebiliyorum. Yürüyüş yapmayı severim. 
En büyük fobilerim yükseklik ve köpekler:)) Genelde hayvanlardan korkarım ama en çok köpekten:)))
Evde en çok sevdiğim yer mutfaktır. Değişik yemekler yapmayı severim. En sevdiğim yemek taze fasulye:) En sevdiğim tatlı diyemeyeceğim çünkü hepsini çok seviyorum:))
Sanırım yaz ayında doğduğumdan bahar ve yaz düşkünü bir insanım. Sıcak havayı, güneşi çok severim. 
Hayatta iyi ve kötü çok fazla olay yaşadım. Hepsinin bana bir şeyler kattığını biliyorum. Çok büyük kayıplarım da oldu ama hayat devam ediyor. İyi bir kalp hayatı güzelleştirir diye düşünüyorum. İyi insan olmak ailemin bana öğrettiği ilk şeydi. Ben de bu amaca uygun yaşamaya çalışıyorum. 
Benden bu kadar. Sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim:) Banucum bana bu fırsatı verdiğin için tekrar teşekkürler. Şimdi ben de severek takip ettiğim nir arkadaşımı mimleyeceğim. O da harika el becerisiyle beni mest eden MERVE oluyor. Eminim pek çoğunuz da Merve'nin Evinden blogunu biliyorsunuzdur. Şimdi onu da yakından tanıyalım istedim. 
http://merveninevinden.blogspot.com.tr
Sevgiler...