13 Ocak 2018 Cumartesi

Bebek odası dekorasyonu

Yeni bir bebek, yeni bir hayat demektir. Birden yaşantınız bambaşka bir akışa geçer. Bunun zor kısımları vardır elbet ama çok da eğlenceli tarafları vardır bu yeniliğin. Bunlardan bir tanesi de yeni gelecek olan miniğimize bir oda hazırlamaktır. Onun rahat edebileceği, eğleneceği ve en önelisi güvende olabileceği bir ortam hazırlamak isteriz. Biz de oğlumuz için güzel evimizin küçük odasını tasarladık. Hamileyken o odanın kapısına gidip bebeğimi hayal ettim orada😊 Ve şimdi bu yazımda oğlum için odasında kullandığımız ufak tefek dekoratif parçalardan bahsetmek istedim.
Bebek odası dekorasyonu

İlk olarak yatak ve dolap takımımızı aldık sonra halı ve perde seçtik oğlumuza. İnternette araştırıp buldum halıyı ve çok beğendiğim için perdesini de aynı modelden yaptırdım.
Bebek odası halısı



Duvarlar için stickerlar aldık ve bunları yatak başına ve yanına yapıştırdık.
Bebek odası sticker



Bir tane de boy cetveli aldık yine sticker olarak. Odamızda bir kolon vardı ve bu desen için çok uygundu.
Bebek odası boy cetveli

Bebek bezlerini koymak için böyle bir sepet aldık. Hem sürekli paketle uğraşmamış oluyorum hem de çom şirin görünüyor. 

Banyo malzemelerimiz için tahta sandıklardan aldık. Ben hazır aldım ama siz dilerseniz kendiniz yapabilirsiniz. Boyanmamış kasalr satılıyor onlardan alıp boyayarak ve istediğiniz figürleri yapıştırarak kendi zevkinize göre dizayn edebilirsiniz.

Aşağıdaki saklama kaplarını ev gereçleri satan her yerden alabilirsiniz. Ben üçlü olarak almıştım ve iyiki almışım diyorum. Oğlumun altını temizlemek için ıslak mendil yerine pamuk kullanıyorum. Daha güvenilir ve doğal bir yöntem olduğu için tercih ediyorum. Kavanozların en büyüğüne bu pamukları koydum. En küçüğüne kulak temizleme çubuğunu ve ortancaya da salgı bezi gibi diğer malzemelerden koydum. Çok kullanışlı oldu, tavsiyemdir. Bebek alışverişiyle ilgili bir listem burada

Aşağıdaki sepet de oğlumun oyuncak sepeti. Aslında bu doğum hediyelerimizi koyduğumuz bir sepetti. Görevini tamamlayınca oğlumun oyuncak sepeti oldu. Çok toplu durmasa da güzel olduğunu düşünüyorum. Ayrıca alttaki oyun sandığı da masa olarak kullanılabiliyor. İlerleyen zamanlarda gaydasını göreceğiz sanırım😊
Bebk oyuncak sepeti

Ben rafları çok severim. Oğlumun odası için de mobilyalarına takım olarak bir tane yaptırdık. Kitaplarını üste dizip, mont ve hırkasını asıyoruz. Kitaplarla ilgili detayları buradan okuyabilirsiniz.

Ve çerçeveler dekorasyonun vazgeçilmezidir. Ben bir tane örnek verdim ama pek çok çerçeve var tabi. Miniğimizin her hali fotoğraflarla süslüyor odasını.r

Keyifle hazırlandığım bu süreçten bazı detaylar paylaştım. Bu güzel bekleyişi yaşayan herkese kolay gelsin ve keyifli olsun diyorum. Sevgiler...

8 Ocak 2018 Pazartesi

Fırın Sütlaç Tarifi

Sütlü tatlı sevenler buyrun size enfes bir sütlaç tarifi😊hem de fırında...
Brn tatlıların her yürlüsünü severim ama sütlü tatlılar daha hafif olduğu için biraz daha fazla tercih ediyorum. Hem yapımı daha kolay oluyor hem de besin değeri yüksek olduğu için evde yapmak daha çok hoşuma gidiyor. Sütlaç da bunlardan bir tanesi. Ama sütlaç biraz hassastır. Pirinç miktarı ve pişmesi, yoğunluğu, kıvamı ve eğer fırındaysa kesilmemesi çok önemlidir. Ben de sizlere tüm detaylarıyla tarifimi vermeye çalışacağım.

Fırın sütlaç tarifi

Malzemeler
1 çay bardağı pirinç
1 lt süt
1 su bardağı toz şeker
2 su bardağı su
1 yumurta sarısı
2 yemek kaşığı nişasta
1  paket vanilya

Yapılışı

Pirinçleri yıkayıp tencereye alıyoruz. 2 su bardağı su ekleyip kısık ayeşte pişirmeye bırakıyoruz. Pirinçler pişince zaten suyun neredeyse yarısını çekmiş olacaktır. Pirinçler pişince 1 litre sütün yaklaşık 4 bardağını ve şekeri ekleyip kaynamaya bırakıyoruz. Sütün kalan kısmını derin bir kaseye alıp yumurta sarısı ve nişasta ekleyerek çırpıyoruz. Pirinçler kaynamaya yaklaşınca yumurtalı karışıma biraz sıcak sütten ekleyip ılıtarak birbirine alıştırıyoruz. Yani iki karışımı birleştirirken sıcaklık farklını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bunun için de sıcak olandan azar azar ekleyip ısıtıyoruz. Yeterince ılıttıktan sonra tencereye yumurtalı, sütlü  karışımı ekleyip sürekli  karıştırıyoruz. Kaynamaya başlayınca vanilyayı ekliyoruz.eğer normal sütlaç isterseniz bu şekilde kaselere paylaştırabilirsiniz. Fırında yapmak in ise, fırın tepsisini yarısına kadar su ile doldurup, fırına dayanıklı kaplara porsiyonladığımız sütlaçları tepsiye diziyoruz. Su miktarımkasenin yarısına kadar olmalı. 200 derecede önceden ısıtılmış  fırının sadece üst kısmı çalışırken  fırına atın. Fırının en üst kısmına yerleştirin ve üstlerinin kızarmasını bekleyin. Üstü kızarında fırımdan alabilirsiniz
Afiyet olsun.

4 Ocak 2018 Perşembe

Doğum sonrası annelerin yaşadığı sorunlar ve doğal çözümleri


Merhabalar,

Bebek dünyanın en tatlı varlığıdır. Minicik bir can sizin ellerinizde büyüyecektir ve o sizin bir parçanızdır. Doğumundan önce ve doğduktan sonra onun gelişimini izlemek çok keyiflidir ancak hamilelik döneminde ve doğumdan sonra anneler pek çok sıkıntıyla karşılaşabilirler. Bu sıkıntıları çözmek de öyle basit değil. Çünkü sizin kullandığınız ve maruz kaldığınız her maddeden etkilenen bir minik söz konusu. Grip olursunuz ilaç içemezsiniz. Çünkü ya hamilesinizdir ya da süt veriyorsunuzdur. Bunun gibi pek çok sağlık sorununu doğal yollarla çözmeye çalışırız. Ben de kendi deneyimlediğim ve etrafımdan yardım alarak çözümlediğim bazı sorunlardan bahsetmek istedim.

·         Grip ve soğuk algınlığı

Bunun için pek çoğumuzun bildiği gibi ıhlamur en iyi çözüm. Normalde ben adaçayını da çok severim ve gripe çok iyi gelir ama hamileyken ve süt verirken fazla tüketmemeye çalıştım. Bunun gibi birçok bitki çayı hamilelikte sakıncalı olarak görülüyor. Sizlerde dikkat edin. En masum olanı ıhlamur😊bunun için de bir tarifim var. Tarife buradan ulaşabilirsiniz.

·         Doğum sonrası bebekte ve annede gaz sorunu

Bunun için rezene ve anason bir numaralı çözüm. Her gün bir fincan rezene ve anason karışımından çay yapıp içtim. Hem oğlumda hem de ben de hiç sorun kalmadı. Sütten direkt bebeğe geçtiği için miniğimiz de faydalanmış oldu.
 

·         Süt yetersizliği

Ben çok şükür ki bu konuda sıkıntı yaşamadım ama en başından beri dikkat ettim. Bu konuda ilk söylenecek şey ‘bol bol su için’ demektir. Su vücudunuzun ihtiyacı olan sıvıyı karşılayacak, bol bol süt olarak geri dönecektir. Ayrıca oluşan ödemleri de kolaylıkla atabileceksiniz.

Bunun dışında benim kendimce sütün artmasını sağladığını düşündüğüm bazı gıdalar var. Bunlar; yeşil mercimek, bulgur, buğday, boza, rezene ve anason çayı, yeşillikler, meyvelerin tümü. Rezene ve anason çayını bir önceki konuda gaz sorununu çözmek için önermiştim. Aynı zamanda süt artırıcı özelliği de var. Her gün bir fincan içerek çok faydasını gördüm. Yeşil mercimek ve bulgur pilavı yine süt açısından çok önemliydi benim için. Hem sütün kalitesini artırıyor hem de miktarını artırıyor. Meyveler de yine sütünüzün miktarını artırdığı gibi besin değerini de yükseltiyor.

Sütün miktarının bol olması kadar kalitesinin de iyi olması bebek için çok önemli. Çünkü ilk 6 ay sütten başka hiçbir şey tüketmeyen bebeğiniz siz ne yerseniz ondan faydalanacaktır.

·         Süt kanallarının tıkanması

Süt kanallarının tıkanması kızarıklık, şişlik ve sertlikle kendini gösterir. Bu durumun nedeni bebeğin sütün tamamını içmeden bırakması, uzun süre emzirmeme, soğuk hava ve rüzgarda kalmak olabilir. Ben bu sorunu ilk fark ettiğimde korkmuştum. Ağrılı bir şekilde kendini belli etti. Kanallar tıkandığı için süt gelmesi zor oluyordu. Bu durumda bebek de emmek istemiyor tabi. Bunun için yapmanız gerekenler ilk olarak soğukta kalmamak olacaktır. Bölgenin sıcak tutulması çok önemli. Her gün duş almak, bebeğin sütün tamamını emmesinin sağlamak, en fazla 2-3 saatte bir süt vermek bu sorunla karşılaşmanızı engelleyecektir. Eğer bebek 2 saatte bir emmiyor ya da sütünüz onun ihtiyacından fazlaysa sütünüzü sağarak dolapta 3 gün, dondurucuda 3 ay bekletebilirsiniz. İlerleyen günlerde kullanacağınız bir stok oluşturabilirsiniz.

Peki ya kanallarda tıkanıklık olursa ne yapacağız? Bunun için ameliyat olanları duyduğumda çok panik yapmıştım. Ama sonra kardeşimin tavsiyesiyle doğal bir yola başvurdum. Beyaz lahanayı çiğ olarak sorunlu bölgeye kapatıyorsunuz ve bu şekilde 3 saat kadar bekletiyorsunuz. Sonra tekrar yeni bir yaprak lahana alıp aynı işlemi yapıyorsunuz. Aralarda sıcak su tamponu yapıp rahatlatabilirsiniz. Bu şekilde birkaç tur uygulamadan sonra emin olun iyileşme göreceksiniz. Kanallar açılınca sütün tamamını sağıp tamamen bu sıkıntıdan kurtulabilirsiniz. Dikkat edilmesi gereken husus; lahananın çok temiz yıkanmış olması ve bebek süt istediğinde bölgenin güzelce temizlenmesidir.
 

·         Eklem ağrıları (De Quervain Hastalığı)
Yakın zamanda ve hatta halen yaşıyor olduğum bu hastalık aslında çok fazla temizlik yapanlarda, örgü örenlerde, ağır kaldıranlarda görülen bir hastalık. Bir de yeni annelerde oluyormuş. Sebebi aynı hareketlerin fazla tekrarlanması ve bileğe çok fazla kuvvet binmesi. İlk başta baş parmak kaslarında hafif ağrıyla başlıyor ve son olarak baş parmağın bilekle birleştiği kemikte şişlik oluyor. Baş parmak hareketi zorlaşıyor, kolunuzu tam verimli kullanmıyorsunuz, yumruk hareketi yapamıyorsunuz ve bu tür hareket kısıtlamaları işlerinizi aksattığı gibi canınızı da çok acıtıyor. Ben en sonunda ağlama derecesine kadar geldim. Doktora gittiğimde bu hastalıktan bahsetti ve 3 hafta baş parmak destekli atel kullanmam gerektiğini söyledi. Öyle de yapıyorum şu an. Kolumu kullanmama gerekiyordu ama bu da pek mümkün olmuyor. Atelle ne kadar kullanılabilirse kullanıyorum mecburen. Eğer bu şeklide sonuç alamazsak kortizon iğnesi ya da fizik tedavi ile çözüme gideceğimizi söylemişti doktorum. Atel gerçekten çok işe yarıyor ama ben bir başka çözümden bahsetmek istiyorum size. Yine kardeşimin araştırmaları sonucu madeni paranın faydası olduğunu öğrendim. Evet madeni para... Gece yatmadan önce şişlik ve ağrı olan bölgeye bozuk para bastırıp sargı bezi ile sardım. Tüm gece bununla uyudum. Sabah kalktığımda şişliğin azaldığını fark ettim. 2 sefer daha aynı uygulamayı yaptım ve gözle görülür bir fark oldu. Tabi buna kullandığım atelin de katkısı büyük ama aklınızda olsun eğer bu hastalığın daha başındaysanız ihmal etmeyin. Atel kullanın ve bozuk parayı deneyin😊



 Umarım sizler için de faydalı olur ve siz de ihtiyacı olanlarla paylaşırsınız. Sağlıklı günler...

1 Ocak 2018 Pazartesi

Tüm Detaylarıyla ve Püf Noktalarıyla Kremalı Mantar Çorbası Tarifi

Hazır çorba kullanmayı hiç sevmiyorum. İçerisindeki bir çok katkı maddesi ve koruyucular nedeniyle mümkün olduğunca satın almıyorum ve tavsiye etmiyorum. Ama şu mantar çorbası yok mu lezzetine bayılıyorum. Eskiden sırf mantar çorbasını sevdiğim için çok nadiren alırdım. Ama artık onu da kendim yapıyorum. Ve bu tarifi sizlerle paylaşıyorum. Bu tarifi biraz karma bir tarif oldu. Mantar çorbası tarifi ararken bir çok yapılış şekli buldum. Bunlara bir de annemin ve benim fikirlerimi katınca sonuç bence güzel oldu. Umarım dener ve beğenirsiniz.

Mantar Çorbası


Malzemeler

10-12 adet kültür mantarı
2 yemek kaşığı un
1 su bardağı süt
2 yemek kaşığı krema
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Yaklaşık 1 litre su
Tuz, karabiber, nane

Yapılışı

Önce mantarları güzelce yıkayıp limonlu suda bekletiyoruz. Limonlu su mantarların beyaz olmasını sağlayacaktır. Sonra çorbayı yapacağımız tencereye yağları alıp ince ince dilimlediğimiz mantarları ilave ediyoruz. Bu esnada tencerenin kapağını kesinlikle kapatmıyoruz. Çünkü bu mantarların sulanmasına neden olacaktır. Yağda mantarları güzelce kavuruyoruz. Önce bir miktar su bırakacak ve sonra o suyu çekecektir. Ateşin altını kısmadan bu işlemi yaparsak daha net sonuç alabiliriz(Mantarların suyunu bırakmasında çok bahsettim çünkü eğer suyunu çektirmezsek çorbanın rengi biraz koyu olacaktır).

Mantar çorbası
Mantarlar piştikten sonra kavrulan bu mantarların üçte birini blenderdan geçiriyoruz. Bu işlemle çorbanın suyunda mantar tadını daha fazla alabiliyor olacağız.
Mantar çorbası
Daha sonra içerisine unu ilave ediyoruz ve bir kaç dakika, unun kokusu çıkana kadar kavuruyoruz. Ardından üzerine biraz soğuk su ekliyoruz. Daha önceki çorba tariflerimde de söylediğim gibi kavrulan unun topaklanmaması için ilk olarak soğuk su eklenmelidir. Unu tam olarak çözdükten sonra suyu eklemeye devam ediyoruz ve 1 bardak da süt ilave ediyoruz. Sürekli olarak karıştırarak kaynamasını bekliyoruz. Bu sırada biraz karabiber ve nane atarak çorbamızı tatlandırıyoruz. Kaynadıktan sonra tuzunu da ekliyoruz. Son olarak altını kapatmadan önce kremayı da ilave ediyoruz. İki tur karıştırdıktan sonra altını kapatıyoruz.  Çorbamız biraz dinlendikten sonra servise hazır. Afiyet olsun.

Mantar çorbası

29 Aralık 2017 Cuma

Bebek battaniyesi modeli

Yapımı kolay ama çok şık bir bebek battaniyesi modelim var. Anneannesi oğlum için örmüş ben de çok severek kullanıyorum. Modelin renklerni değiştirerek sizler de ister hediye ister kendi bebeğinize yapabilirsniz. Hatta öodeldeki mavi renkli kısımların her birini tek tek farklı renklerle yapıp kendinize televizyon battaniyesi ya da diz battaniyesi denilen küçük battaniyelerden yapabilirsiniz.
Bebek battaniyesi

Aslında yapımı oldukça kolay. Tığla yapılan bu battaniye trabzan ile yapılıyor. Bir sıra beyaz ip ile ikide veya üçte çıkarılan trabzan yapılıyor. Battaniyenin uzunluğunu ne kadar istiyorsanız  o kadar zincir çekip trabzanla ilk sırayı yapıyorsunuz. İkinci sırada mavi iple iki zincir çekip dolamadan batarak  tek seferde çıkarıyorsunuz. Bu şekilde renkli sıra da tamamlanıyor. Bu sırada her iki trabzan mavi ipin altında kalmış oluyor.
Bebek battaniyesi

Uzatmak istediğiniz kadar bu sıralara devam edip bitirebilirsiniz. Kenarlarına dilediğiniz gibi bir oya geçip zincirden biye yapabilirsiniz. Kız çocuklar için köşelere çiçekler yapılabilir.

Sevgiler...

25 Aralık 2017 Pazartesi

Şehriye çorbası tarifi

Soğuk kış günlerinde içimizi ısıtacak çorbalardan devam ediyorum. Herkese merhaba😊ben yaz kış fark etmeden çorba sevenlerdenim ama soğuk günlerde kıymeti pek bir belli oluyor. Ben de bu yazımda lezzetli bir şehriye çorbası anlatmak istedim.

 Tel şehriye çorbası

Malzemelerimiz
1 kase tel şehriye
1 adet havuç
1 adet soğan
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı salça
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvı yağ
Nane,kekik, pulbiber, tuz
İsteğe göre tavuk veya et suyu

Hazırlanışı

Önce tenceremize yağlarımızı alıyoruz ve rendelediğimiz havuçları kavuruyoruz. Havuçlar biraz yumaşayınca tel şehriyeleri de ekleyip devam ediyoruz. 2 dakika kavurduktan sonra unumuzu ekleyip kokusu çıkana kadar karıştırıyoruz.

Son olarak salçamızı da ekleyip kavurma işlemini tamamlıyoruz. Salçayla birlikte 1 bardak kadar soğuk su ekleyip karıştırırsak salçayı yakmamış oluruz. Salçanın çiğ kokusu gittikten sonra üzerine yine 1 bardak soğuk su ilave ediyoruz. Soğuk su unun topaklanmasını engelleyecektir.

Tamamen çözünüp akıcı bir kıvam alınca sıcak su ekliyoruz. Yaklaşık 3 bardak su ekleyebiliriz ama siz yine de temkinli davranın. Her unun su tutma özelliği farklı olduğundan ölçüler değişebilir. Siz istediğiniz kıvama gelene kadar su ilave edebilirsiniz.

Eğer et veya tavuk suyu kullanacaksanız bu esnada ilave edebilirisiniz. Hatta içerisine haşlanmış tavuk parçaları da atabilirsiniz. Suyunu verdiğimiz çorbanın içerisine bir adet soğanı bütün olarak atıyoruz. Soğana çizikler atardanız lezzeti daha hızlı geçer. Ben blenderdan geçmeyen çorbalarda soğanın parça parça ağıza gelmesinden hoşlanmıyorum. Bu nedenle soğanı bütün atıyorum. Bu şekilde de çok iyi sonuç alıyorum.
Baharat ve tuzumuzu da ekleyip kaynadıktan sonra 5-6 dk kısık ateşte pişiriyoruz. İsteğe göre limon sıkabilirdiniz.
Afiyet olsun.

13 Aralık 2017 Çarşamba

BLOG KEŞİF ETKİNLİĞİ-Yerli Malı Haftası-



Tüm blogger arkadaşlarıma merhaba,

Ben yaklaşık 2 yıldır blog yazıyorum. Hamileliğim ve doğum sonrasında bir dönem yazmaya ara vermiştim ama yine buradayım. Birkaç kez blog keşif etkinliklerine katıldım. Şu anda da birçok etkinlik görüyorum ve çok hoşuma gidiyor. Kimisinde benim bloğumdan da bahsediliyor bu beni çok mutlu ediyor. Yeni bloglar keşfediyorum, yeni arkadaşlar ediniyorum. Bu tür etkinliklerin güzelliğini gördükçe ben de bir tane başlatsam mı diye düşündüm ve aklıma bir konu geldi. Çocukları okula giden arkadaşlar bilirler bu hafta (12-18 Aralık) Yerli Malı Haftası. Ben elimden geldiğince bu konuda hassas davrandığım için siz blogger arkadaşlarımla da bir paylaşım yapalım istedim.

İlkokuldaki gibi olacak belki ama eğlenceli ve duyarlı bir etkinlik olacak. Umarım çok kişi katılır diyeyim ve biraz fikirlerimden bahsedeyim.

Katılımcılar:

·         Memleketini ve oranın meşhur olan ürününü,

·         Ülkemizde yetişen ve en sevdiği ürünü

·         Hakkında bilgi sahibi olduğu, bize faydalarında bahsedebileceği bir ürünü,

·         Balkonunda, bahçesinde yetiştirdiği ürünü,

·         Markette alışveriş yaparken ürünlerin ambalajlarında nelere dikkat ettiğini

·         Yerli marka tercihlerini

·         Çocukların okuldaki etkinliklerini
ve bunun gibi pek çok konuyu ele alabilir. Amacımız YERLİ ÜRÜNLERİMİZ 😊 Bir de yazınızın başında kısaca kendinizden bahsederseniz süper olur. Birbirimizi tanımış oluruz. Ben bir başlangıç yapıp yazımı ve birkaç blogu aşağıda paylaşıyorum. Aslında bir çok blog var yazmak istediğim ama unuttuklarım olursa lütfen onlarda katılsın. Sizlerde yeni bloglar ekleyin yazılarınıza ve keşif artsın😊 Bir de ricam olacak bu kesinlikle kural değil; benim blogumu da takibe alırsanız sevinirim. Bloggerlar için izleyici ve bir tık çok önemli. Herkese keyifli günler…




Ben Funda. 2 yıldır blog yazarıyım. Ara ara yazılarımda bahsediyorum 11 aylık bir oğlum var. Onun için doğal yiyecekler hazırlamaya çalışıyorum ve bunları sizlerle paylaşıyorum. Bloguma başlama konum evlilik hazırlıklarıydı. Kendi hazırlıklarımdan esinlenerek paylaşımlarda bulunuyordum. Ama malum “Dünya Evi” bu kadarla kalmıyor 😊 Her geçen gün yeniliklerle dolu. Farklı yemekler, mutfak maceraları, oğlum için hazırladığım yiyecekler, dekorasyon fikirleri, hobiler… pek çok konuda yazılar yazmaya çalışıyorum. Çalışan bir anne ve ev hanımıyım. Bu nedenle pratik konular çok hoşuma gidiyor. Ama konu oğlumsa uzun uzun zaman harcayabilirim😊 Kimya Yüksek Mühendisiyim ve mesleğimi yapıyorum. İşimden arta kalan zamanlarda hobi olarak bitkilerle ve el işiyle uğraşmayı seviyorum.

Memleketim Antalya. Antalya turunçgilleriyle meşhurdur. İklim özelliklerinden dolayı seracılık bolca yapılır. Özellikle domates yetiştiriciliği yaygındır.

Ben de minik bir yetiştiriciyim 😊 İstanbul’da yaşıyorum ama balkonumda maydanoz, dereotu gibi sebzeler ve çeşitli çiçekler yetiştirmeye çalışıyorum. Dilerseniz balkonumu buradan görebilirsiniz.

Alışverişlerimde Menşei: Türkiye ürünler almayı tercih ediyorum. Özellikle gıda ürünlerinde daha güvenle kullanmamı sağlıyor.

Benim söyleyeceklerim bunlar sıra aşağıdaki bloglarda 😊
+Sema Bilgin semaylaklasiklezzetler.blogspot.com.tr
+renkli tirtil renklitirtil.blogspot.com.tr
+Ece Evren eveevren.com
+Şenay Arpacıoğlu senayarpacioglul.blogspot.com.tr
+Tigris Driver cafetigris.com
+Yeliz yelizinkesifleri.blogspot.com.tr
+Beyaz Begonvil beyazbegonvil.blogspot.com.tr
ismini yazmayı unuttuklarım olabilir, herkese açıktır.